VEREINIGT EUCH!

Sosyalizm ile Komünizm Ayrılmaz

Bu yazıda tanımlar üzerinde ayrıntılı biçimde durulmayacaktır. Kabul edilmelidir ki komünizm ve sosyalizm farklı sistemler değil, tek bir sistemin farklı aşamalarına karşılık gelen kavramlardır. Kısaca sosyalizm, kapitalizmden komünizme geçiş sürecindeki ara düzeni ifade eden genel bir terimdir.

Bu yazıda tanım tartışmasına girilmemesinin sebebi, meselenin asıl odağının farklı olmasıdır. Amaç, sosyalizm ile komünizmi birbirinden ayırmaya çalışan yaklaşımların bu iki kavramın aslında bölünmez bir bütün oluşturduğunu göstermektir.

Sosyalist ve Komünist Düzen Arasındaki Görünür Farklar

Sosyalist bir devlette iktidar biçimi proletarya diktatörlüğüdür. Komünizmde ise devlet doğrudan ortadan kalkar. Sosyalist bir devlette herkes emeğinin karşılığını alırken, komünist bir düzende herkes ihtiyacı kadarını alır. Sosyalist bir devlette yalnızca üretim kolektifken, komünist düzende hem üretim hem tüketim kolektiftir.

Sayılan bu farklar, iki düzenin birbirinden bağımsız sistemler olduğu anlamına gelmez. Zira komünizm, proletarya diktatörlüğünün bizatihi tarihsel sonucudur.

Emeğin Karşılığı ile İhtiyacın Karşılanması Arasındaki İlişki

Sosyalist devlette geçerli olan emeğin karşılığını alma ilkesi, komünist düzendeki ihtiyaç kadar alma fikrinin henüz gelişmemiş bir biçimidir. Zira emeğin karşılığını almak, kişinin zor durumlarında tek başına yeterli olmayabilir. Komünist ve devletsiz bir düzende ise ihtiyaç, karşılıksız biçimde temin edilir.

Örneğin sosyalist bir devlette birey bir ameliyat için önceden para biriktirmek durumundadır. Komünist bir düzende ise ihtiyaç anında karşılanır ve karşılığında yalnızca karşılıksız bir emek beklenir, tıpkı doktorun ameliyatı gerçekleştirmesi gibi. Herkes işini herhangi bir karşılık beklentisi olmaksızın yerine getirir.

Üretim Tüketim Ayrımının Geçiş Aşamasındaki Kökeni

Sosyalist devlette üretimin kolektif olup tüketimin kolektif olmaması, bu düzenin bir geçiş aşaması olmasından kaynaklanır. Üretimin kolektif, tüketimin bireysel kalması aslında kapitalist bir mirastır. Bu yapı kapitalizmde de mevcuttur, sosyalizme özgü bir özellik değildir. Komünizmde ise Marx'ın özgürlük, ihtiyaçların farkına varılmasıdır ilkesi tam anlamıyla hayata geçtiği için tüketim de kolektifleşir ve kapitalizme dair hiçbir unsur kalmaz.

Komünizmin Sosyalizmin Nihai Amacı Olarak Konumu

Bu çerçevede komünizm, kelimenin tam anlamıyla yüzde yüz sosyalizm olarak tanımlanabilir. Sosyalizm ile komünizmi birbirinden ayırmaya çalışanların savunduğu sözde sosyalizm ise, sosyalist bir amaç taşımadığı için gerçek anlamda sosyalizm sayılamaz. Nitekim faşist devletlerdeki sözde sosyalizm uygulamaları, tarihsel olarak tekelci bir burjuva devlet kapitalizmi biçiminde tezahür etmiştir.

Sonuç olarak komünizm, sosyalizmin nihai amacıdır. Komünist olmayan bir sosyalist, gerçek anlamda sosyalist sayılamaz. Sosyalist olmayan bir komünist ise kendi içinde çelişkili bir konum oluşturur. Bu iki kavram, tarihsel olarak birbirinden ayrılmaz bir bütün teşkil eder.

Sonuç, Ayrıştırma Girişiminin İdeolojik Amacı

Sosyalizm ile komünizmi birbirinden ayırmaya çalışan faşist ve sözde solcu yaklaşımların temel amacı, kendi sağ görüşlerini sosyalizme eklemleyebilmektir. Bu nedenle sosyalizmi komünizmden koparmayı hedeflerler. Oysa sosyalizm hümanist, enternasyonal ve eşitlikçi bir görüştür. Self determinasyon ilkesini savunmaktan da geri durmaz.

Nitekim Hitler'in kendi ifadesiyle dahi, sosyalizmin enternasyonal bir görüş olduğu, nasyonal sosyalizmin ise adından anlaşılacağı üzere ulusalcı bir nitelik taşıdığı görülmektedir. Bu bakımdan kendisini milliyetçi sosyalist olarak tanımlayanlar da, diğer milliyetçi fraksiyonların mensupları gibi faşist bir konumda yer alır.

İbrahim Küçük

İbrahim Küçük

İbrahim Küçük, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Coğrafya Bölümü'nde üçüncü sınıf öğrencisidir. Çalışma ve ilgi alanları arasında Marksizm, etik, mantık, dil ve tarih yer almaktadır. Beş yıldır şiir ve deneme türlerinde yazmaktadır.