Solcu Olmayan Solcuların Partileri Hakkında Birkaç Bariz Gerçek

 Bugün yazmak istediğim konunun başlığını not almadığım için unuttum. Ben de not aldığım başlıklardan benzer bir konuyu seçtim. Evet, bu yazı eleştirel bir formatta olacak ve bu eleştirel format aktüel görüşlerin söylemlerini tekrar etmeyecektir.

 Kim solcu, ne sol? Bu sorular aslında hemen hemen hepimizin kafasını karıştırmakla beraber "kendine solcu diyen solcudur" şeklinde cevap vermeye korktuğumuz sorulardır. Bu korku faydalı olabilir fakat bu korkuya dayanarak solun içeriğini boşaltmak isteyenler için bulunmaz bir fırsata dönüştürülmesine izin verilmemelidir.

 Günümüz coğrafyasındaki siyasi "komünist" partiler Kürt ulus devletine oldukça yabancılık çekmektedir. Oysaki bu "komünistler," ezen Türk ulus devletinin propagandalarını dillendirmekten geri durmak bir yana dursun, kendi safsatalarını üretmekten dahi utanmıyorlar. Nitekim bu, Türk ulus devletinin sürekliliğini vurgularken Kürt ulus devletini yok saymakla, liberal federasyon yöntemine dahi uzak kalmakla sonuçlanıyor.

 Zira faşist bir ulus devleti, liberal ve federal bir devletten bu "komünistlerce" daha ehvenişer olarak algılanmaktadır. Çözüm ne olmalıdır? Ulus devletler mi, federasyon mu? Bu iki cevap da solu farklı derecelerde de olsa temsil edebilir. Fakat bu sorunun cevabı "tek ulus devlet" ise bu apaçık sağ ve hatta faşizmdir. Günümüz TKP'si de bu söylemleri savunduğu için faşisttir.

 Bir diğer mevzu da PKK mevzusudur. PKK'yi birçok şeklinde eleştirmek mümkündür. Fakat bu hareketin Türk demokrasisine ve Kürt devrimciliğine yararlar sağlamadığını iddia etmek cehalettir. Zira Doğan Avcıoğlu döneminde "Kürt" lafı bile kişiye yan gözle bakılmasına sebep olurken, yaklaşık 10 yıl sonra ortaya çıkan Kenan Evren diktatöryası, çoktan liberal federasyon çözümünü ortaya atmıştı. 

 Sadece 10 yılda kazanılanlara bakın. Bu yıllardan önce yazılmış olan makaleler bile terörün çözümünü "Atatürk ve bayrak sevgisi aşılayamıyoruz, o yüzden terör artıyor" söylemlerinde ararken bu yıllara gelindiğinde bu safsatalar dillendirilmez oldular. Çünkü Türkiye, evcil bir sol ile tanıştı. İşte o evcil sol, PKK olarak tezahür etti.

 Buradaki evcil sol kullanımım eleştireldir. Söylediğim gibi, PKK'nin Kürt ulus devletini savunmaması yalnızca demokratik isteklerinin olması gerçek sol tarafından eleştirilebilir. Çünkü bu "evcil" eylemler, faşist Türk ulus devletinin işine gelmektedir.

 Hatta halkımızı solcu veya sağcı fark etmeksizin şu yanlış komplo teorisini ortaya atmaya itmektedir bu durum: PKK, Türkiye Cumhuriyeti tarafından faşist Türk ulus devleti fikrini devam ettirmek ve federasyon yöntemini rafa kaldırmak için ortaya atılmıştır.

 Elbette ki ben bazı korkak sözde solcu faşistler gibi PKK'ye yönelik eleştirilerimi Kürt halkının deneyimlerinden ayrı tutmuyorum. Yani benim bu eleştirilerim de aşırı agresif ve saldırgan bulunabilir birtakım PKK'liler veya faşist Türkler tarafından. Ama ben eleştirilerimin mevcut iktidardan dolayı kaynaklanan korku sebebiyle yersiz olabileceğini kabul ediyorum. Belki bu korku benim de bilinçaltıma işlemiştir ve PKK'yi veya faşist Türk ulus devletini yeterince kavrayamamama sebebiyet vermiştir.

 Peki solu sol yapan nedir? Statükoculuğa karşı olma eylemidir. Aktüel solcu partiler bu kavrama da oldukça yabancıdır. Zira onlar ne ulus devleti çözümünü ne federasyon çözümünü istiyorlar. İstedikleri şey birilerinin başka birilerini ezdiği bu düzeni devam ettirmektir. Bunu "Türkler Kürtleri eziyor" şeklinde söylemeyi yeterli bulmuyorum. Zira faşist Türk ulus devletini savunan Türkler de tıpkı demokratik çözüm isteyen Kürtler ve solun ne olduğunu bilmeyen "komünistler" gibi kaybedeceklerdir.


28/12/2025 - ANKARA