Revizyonistlerin Sözde Anti-Feodalist Söylemleri ve Bu Söylemlerin İçeriği

 Yaşadığımız coğrafyadaki "bilimsel" sosyalizm, kelimeni tam anlamıyla bilimsel sosyalizm değildir. Bu kavrama olan yabancılığımız aslında bilinçaltımızda yatan korkudan kaynaklanmaktadır. Sırf "bölücü, terörist" olmamak için solun milliyetçi emellere kayma çabası da bunu kanıtlar niteliktedir.

 Haliyle avamdaki sol anlayışı, sosyalist-komünist perspektiften oldukça uzaktır. Bu da solcu siyaseti demokratik Türk milliyetçiliği, demokratik Kürt milliyetçiliği altında icra etmemize sebebiyet veriyor. Yani liberal burjuvazinin istediği siyasete, muhalefete evrilmemize sebebiyet veriyor.

 Ülkemizdeki sözde sol sloganlara dikkat çekmek istiyorum. Zira bu mesele çok derin bir psikolojiyi anlamamıza vesile olacaktır. Dev-Genç gibi oluşumların söylemlerindeki "Feodalist kalıntılardan kurtulmak" gibi söylemler ne manalara geliyor, feodalizm mi kaldı?

 Tabi ki hayır. Bunlar anakronik söylemler. Buradaki kasıt özel-kapitalist mülkiyete yönelik olabilir. Yani burjuvaların mülkü, doğal-direkt bir benzetmeyle aristokratların mülküne denk tutuluyor. Fakat, dediğim gibi bu benzetme doğru bile olsa, kapitalizm feodalizmin "kalıntısı" değildir. Bu "kalıntı" bizatihi kapitalizmin içeriğidir.

 Bu konu şu yüzden çok önemli: Feodalizm varsa, Marx'a göre, onu sönümlendirecek olanlar burjuvalardır; proleterler değil. Bizler burjuvaziye karşı, proleter bir mücadele veriyoruz. Aristokrasiye karşı kapitalist bir mücadele vermiyoruz.

 Yani sözde "proleterlerin" feodalizme yönelik nefret içeren söylemleri yalnızca anakronik söylemler değildir. Bu söylemler aynı zamanda burjuvatik-kapitalist söylemlerdir. Bu söylemlerde bulunanlarsa ya Marx'ı anlamamıştır ya da kapitalist mülkiyetin yasalarla korunmasından mütevellit burjuvazinin aleyhine eleştiri yapma konusunda çekingendir, korkaktır.

 Öyleyse unutmamalıyız ki biz feodalizme karşı mücadele veren burjuvatik güçler değiliz. Biz bizzat tarihsel bir gerçeklik olarak kapitalizme karşı mücadele veren proleter güçleriz. Kapitalist içerik her ne kadar feodalist içeriklerle benzeşiyorsa da farklılık teşkil eder. Nitekim kapitalizm ve sosyalizm-komünizm de benzerlikler taşır.

 Örneğin enternasyonalist söylemler benzerdir, bu iki fikir de enternayonel fikirlerdir. Fakat bu, sosyalizmin-komünizmin kapitalist kalıntılarla vuku bulacağı anlamına gelmemektedir. Bu hem tarihsel olarak hem ideolojik olarak hem de aklen yanlıştır.

 Dev-Genç gibi oluşumların bu tarz burjuvatik-kapitalist söylemlerde bulunmasının sebebi, o dönemde hala etkin bir güç olan Kemalist zihniyetten duyduğu korkudan kaynaklanıyor olabilir. Elbette ki bu, "bahsi geçen soldaki" cehaletten kaynaklanıyor da olabilir. Fakat gözden kaçırılmaması gereken bir diğer husus da bahsettiğim bu "korku" gerçeğidir.

 Zira günümüzde entelektüel yani avam olmayan Kemalist cenahın nereye kaydığı bellidir, ve bunun sebebi de kesinlikle korkudur. Bu kaymalar, başta da bahsettiğim gibi, demokratik-burjuvatik Türk milliyetçiliği ve demokratik-burjuvatik Kürt milliyetçiliği siyasetleri yönünde olmuştur. Yani coğrafyamızda bulunan entelijansiya sınıfı bu siyasetleri takip ederek hakiki soldan giderek uzaklaşmış ve lümpenleşmiştir.


16/12/2025 - ANKARA